SİTEYE YORUM GÖNDERMEK İÇİN

YORUMLARINIZ...


Şefik Hulusi, 8 Haziran 2008, 15:34

Savcı, mütaalasında beraat istiyor. Bu kararı veren hakimleri yetiştiren profesörler kararın beraat yönünde olduğunu söylüyorlar. Cumhuriyet savcısı da beraat olduğunu söylüyor. Hakimlerin bu yönde kararları nasıl yeterli olsun?

Aykut, 6 Haziran 2008, 20:26

Ceylanın ailesi evet onu kaçırdık ama çok pişmanız bir daha böyle birşey yapmayacağız dese belki bir daha eve gitmeyi düşünebilir. Ama burda değil pişman olmak kaçırdıklarını bile inkar ediyorlar. O zaman nasıl güvensin.

Sinan Akgöz, 6 Haziran 2008, 17:11

Benim gördüğüm kadarıyla Ceylan Hanım olayında silahlı bir kaçırma olmuş, Ceylan Hanım'a darb uygulanmış. Böyle bir durumda bir genç kızın ürküp kendini koruması, kendini uzak tutmasından daha normal ne olabilir? Ya polis korumasıyla gitmesi ya da uzak durması gerekir. Doğal olarak aynı şeyin başına gelmesinden çekinebilir. Belki daha şiddetlisi de başına gelebilir. Öncelikle ailesi saldırmayacağına, darb uygulamayacağına, kaçırmayacağına dair Türk halkının önünde garanti vermesi gerekir.

Ahmet Taşkıran, 6 Haziran 2008, 15:48

Sn. Adnan Oktar'a karşı uygulanan psikolojik savaşta Türk halkını en fazla etkileyecek konular kullanılıyor. Hastalık kullanılıyor, gözyaşı kullanılıyor. Bu da psikolojik savaş elemanlarının ne kadar titiz çalıştığını gösteriyor. Kanser bir anne, ağlayan bir baba Türk halkını çok etkiler. Halbuki olayın derinine indiğinizde hiç de böyle bir olay yok. Pankreas kanserinin birkaç ay içinde vücudu sarması nerede görülmüş? Normal şartlarda 4-5 yılda gelişen kanser birkaç ayda gelişti diye iddia ediyorlar. Bu tamamen uydurulmuş bir senaryo.

Bir doktor, 6 Haziran 2008, 11:35

Ceylan annesinin hastalığının uzun süre önce başlamış olduğunu söylüyor, annesi başka şey söylüyor. Kadir Çelik her konuyu uzmanlarına sorup danışır. Bunu niçin uzman doktorlara danışmadı? Böyle bir hastalık çok uzun vadede gelişen bir hastalık cinsi ve en az 4-5 yılda anlaşılır hale gelir. Mucizevi olarak aniden böyle kanser olmaz. Bu konunun anlaşılması için Kadir Çelik uzmanına sormalı.

Kamil Sadıkoğlu, 4 Haziran 2008, 20:13

Kadir Çelik, bu sitede yayınlanan çocuklarından memnun yüzün üstündeki Bilim Araştırma Vakfı mensubunun ailesini niçin hiç göstermiyor? Ben burada yayınlanan aile videolarına baktım ama bunların hiçbirini televizyonlarda izlemedik. Bu kadar aile varken, niçin sadece 3-4 tane aileyi gösteriyor. 3-4 aileye karşı 100. Bu çok yüksek bir oran. Yüzlerce aile memnunken, sadece 3-4 ailenin karşı olması niçin bu kadar ön plana çıkartılıyor?

Kumburgaz, 4 Haziran 2008, 00:07

Annesi babası PKK'lı olan gençler aileleriyle görüşmüyorlar, onlar haklı olarak takdir görüyorlar. Ailesi Sabetaycı olan gençler aileleriyle görüşmeyince olay oluyor. Ben bunu anlayamadım.

Mustafa Tanık, 3 Haziran 2008, 23:51

Kadir Çelik karşı tarafa çok fazla konuşma hakkı veriyor fakat Sayın Adnan Oktar'a çok fazla konuşma hakkı vermiyor. Bu doğru değil, objektiflik ilkesine uygun değil.

Arnavutköy'den Selim, 3 Haziran 2008, 22:24

Kadir Çelik kendi çocukları için düşünse kendi öz çocuğuna böyle tavsiye edermiydi? Kahramanlık yapın. İşkenceye direnin diye. Elektrik de verseler, Filistin askısına da assalar evet diyip kurtulmaya bakmayın, her halikarda direnin dermiydi? Üstelik de kız çocukları da varmış. Bence Adnan Oktar doğru olanı yapmış

Fatih, 3 Haziran 2008, 20:03

Uzaktan gazel okumak öyle kolay. Gitsin böyle konuşan şahıslar Filistin askısına bir asılsın, bir elektrik verilsin. Akılsızca kendisini sakatlatmak mantıklı bir davranış değil. En akılcısı böyle davranmak. Nitekim kanunlarımız işkenceye karşı tedbir alınmış. Avukat huzurunda olmayan ifade geçersiz demiştir.

Bahri Yüce, 3 Haziran 2008, 19:45

BAV mensubu gençlerin bir hafta boyunca beton zeminde elleri kelepçeli olarak uykusuz bırakılmaları, sonra da Filistin askısına asılıp vücutlarının çeşitli yerlerine elektrik verilmesi sonucunda bir çok gençte kalıcı sakatlık meydana gelmiştir. Böyle vahim bir ortamda ucuz kahramanlık yapmak akılcı bir davranış olmaz. Hele Sayın Adnan Oktar için hiç olmaz. Çünkü böyle bir ortamda yüze yakın kişinin sorumluluğu onun üzerinde. Ben o filmde de gördüm, Sayın Adnan Oktar her türlü iddiayı kabul ediyor, kasetler vardı, hepsini götürdüm yaktım diyor. Böyle demese kasetleri göster diyecekler, vardı, gittim yaktım demesi en akılcı, en kurtarıcı yol. Paralar nerede deyince  de Faysal Finansta, Al Baraka'da demiş. Bu da en akılcı yol. Çünkü çok kapsamlı işkence görmesini engelleyen meşru sözler bunlar. Evet ben çete lideriyim demiş, bu da o beladan kurtulabilmek için en akılcı yol. Nitekim sağ salim oradan kurtulmuş. Ve bu sözlerin hiç birinin doğru olmadığını gitmiş savcının, hakimin önünde de açıklamış. Bundan daha akılcı ne olabilir?

 

 


ANASAYFA